12 Şubat 2017 Pazar

SÖYLEŞİ ( TV- Youtube, Kamera)

2016 Tuzla Kitap Fuarı

video
2016 Merzifon Kitap Fuarı 


video
Canlı Yayın Söyleşi


video


2016 Kocaeli Kitap Fuarı
‘’Çocuğu düşündürebilen kitap iyidir’’
Yahya Türkeli ve İsmet Acı, 8. Kocaeli Kitap Fuarı’na konuk oldu. Yazarlar, Uluslararası Fuar Merkezi’ndeki Akçakoca Konferans Salonu’nda “Çocuk Kitapları Ve Okuma Alışkanlığı” konulu bir söyleşi gerçekleştirdi. Yazar Türkeli, “Eğer bir kitap çocuğu düşündürebiliyorsa, o kitap iyidir. Yani kitap çocukta iz bırakıyorsa amacına ulaşmıştır” dedi.
  ÇOCUK KİTAPLARININ OLMAZSA OLMAZI
Söyleşiye Yahya Türkeli, çocuk kitabı yazarken ele alınması gereken dört ana kuralı açıklayarak başladı. Çocuklara kitap yazmanın zor olduğuna dikkat çeken Türkeli, ‘’Yetişkine yazarken birçok şeyi göz ardı edebilirsiniz. Çocuk kitabının olmazsa olmazı dört tanedir. Görsel tasarım, eğitsel tasarım, dil ve anlatım ve bilimsel içerik bu dört unsurdur. Bunlar olmazsa çocuk kitabı olmaz” dedi.
PİYASADAKİ ÇOCUK KİTAPLARINDA EKSİK VAR
Piyasadaki birçok çocuk kitabın bu dört unsurdan uzak olarak yazıldığına dikkat çeken Türkeli, “Piyasadaki birçok kitapta örneğin, değerler eğitimi zayıf noktada. Yardımlaşma, sevgi, saygı, paylaşmayı içinde getiriyor. Ama şiddet, kan gibi unsurlar piyasa kitaplarında çok görüyoruz. Bunun çocuklara bir faydası yok. Çocuğa olumsuz etkileri var. Böyle kitaplar, çocukları okumaktan soğutur” şeklinde konuştu.
KİTAP ÇOCUKTA İZ BIRAKMALI
“Eğer bir kitap çocuğu düşündürebiliyorsa, bu kitap iyidir” diyen Yahya Türkeli, “Çocuk bu kitabı yıllar sonra hatırlayabiliyorsa o kitap önemlidir. Kitap çocukta iz bırakıyorsa amacına ulaşmıştır” şeklinde konuştu.
OKUMA ALIŞKANLIĞI NASIL KAZANDIRILIR?
Söyleşinin diğer konuğu olan İsmet Acı ise, çocuklara nasıl okuma alışkanlığı kazandırılmalı sorusuna cevap verdi. ‘’Okuma alışkanlığı ailede ve okulda elde edilir” diyen Acı, “Bu konuda öğretmen bir örnek olacak. Kitap okuyacak ve bunu gösterecek. Aile de çocuklarının yanı da kitap okuyacak” ifadesini kullandı.







KİTAPLARIM

Kitapta; Yaşamını dağlarda, yaylalarda geçiren konar-göçer çocukların yaşamı anlatılmaktadır. Gerçek yaşamdan kesitlerin yer aldığı; dünyaya yeni gelen minik kuzu, at sırtında yolculuk, nehre düşen kuzu, mağaraya giren eşek, kurt ve kartal yavruları, şiddetli yağmurda çadırlara Doluşan keçiler, dağlarda tek başına koşuşan atlar… gibi gerçek heyecan ve serüven dolu yaşamdan kesitler yer almaktadır. Görsel öğeler/çizimler, dil ve anlatım yönüyle ilköğretim çağı çocukların keyifle okuyabilecekleri bir kitap.

Kitapta, ailelerine destek olmak ve okul harçlığını kazanmak isteyen çocuklar; kendini kanıtlamaya çalışırken; karşılaştıkları güçlük ve tehlikeler göz önüne serilirken, diğer yandan önlerine çıkan fırsatları iyi değerlendirmeleri de sezdirilmektedir. Bu bağlamda; koşuşturma ve yorgunlukla gelen kazalar, doyasıya uyuyamam, yaşamın güçlükleri, okuyamamanın ezikliği, yarış ve eğlenceler… yer almaktadır. Kimi zaman kendini arkadaşının yerine koyarak (empati), kimi zaman işbirliğine giderek yaşamın gerçekleri göz önüne serilirken; bir çok çocuğun görüp fark edemediği sevinç ve güçlükler de sezdirilmektedir...

Zihnin sınırlarını zorlayan evrenin sonsuzluğu, büyük patlama sonrası oluşan galaksiler ve galaksilerin etrafını saran gezegenler ve bu gezegenler arasında yer alan 2.Dünya'ya yapılan yolculuk, karşılaşılan güçlükler ile dünyanın ikizi sayılan 2. dünyada olup biten serüvenler, bilimsel görüşler doğrultusunda anlatılmaktadır...

İnsan mutluluğu yakalayabilmek için birçok güçlüğe göğüs gererek yaşamını sürdürür. Kimi zaman güçlükleri mutluluğa dönüştürür, kimi zaman güçlüklerden yılarak; kader, şans nasip...gibi sözcüklerin arkasına sığınarak yeterli direnci gösteremez.Büküntü’de;
— Doğanın acımasız ve güçlüklerini aşmada gösterilen çabaları,
— Yaşanan aşk ve sevdayı,
— Barışa, inanç ve özgürlüğü ... sorgulamayı,
— Geçmişte yaşanan kısır siyasi çekişmeleri,
— Anadolu köylüsünün sorunları ve sorunlara yaklaşımı ve çıkmazlara tanık olacaksınız...


 Kitapta;

       Sonu görünmeyen, alaca karanlıktan aydınlığa doğru giderken; tehlike ve macera peşinde koşanların çevreye yaydıkları; korku, heyecan, ürperti gibi unutulmaz çağrışımlarla birlikte; yaşama sevincini kamçılayan güzel anılar yeniden hafızalara kazınmaktadır.
         Konusu büyük bir sülalenin geçmişten günümüze bıraktıkları acı, tatlı anılarla; şan-şöhret, mal varlığı gibi mirasları; dilden dile anlatılan hayal ile gerçek arasındaki yaşamların izi sürülürken; gelenek ve göreneklerdeki değişme ve gelişmelere dair önemli kesitler de yer almaktadır. 
      Kitabı okurken, kendinizi, aileniz veya yakından tanıdığınız birlerinin yaşamını bulacaksınız…
Masallar toplumlara mal olmuş; gerçek ile hayal, doğru ile yanlış, iyi ile kötü, güzel ile çirkin gibi değerleri; kimi zaman akıl yürütmeyle, kimi zaman kurnazlıkla, kimi zaman kaba kuvvetle, kimi zaman hoşgörü ve sevgiyle, kimi zaman gülmeceyle… yansıtır. Kitapta;

Yer alan masallar; kavga, çatışma, şiddet, baskıdan arındırılarak; barış, dostluk, işbirliği, sevgi, saygı, hoşgörü, arkadaşlık, yardımlaşma konularını ön plana çıkararak, heyecan veren; serüven, sevgi, komedi gibi olayları yansıtmaktadır.
Anadolu Masalları tüm dünya masalları içinde önemli ve ayrıcalıklı bir yere sahiptir. Diğer şark (Doğu) ülkelerinde (İran, Azerbaycan, Hindistan, Pakistan, Afganistan…) anlatılanlarla benzeştiği gibi Anadolu’ya özgü temaları ve farklılıkları da içinde barındırmaktadır...
Kitapta; okul çağı çocukları yakından tanıyarak; onların gelişim özelliklerini, iletişim ilişkilerini, başarılı ve saygın birey olmalarını içeren bilgileri bulacaksınız.
 – Çocukların bedensel, sosyal ve zihinsel gelişimi (çoklu zekâ),
 – Çocuklarla iletişim kurma,
– Onlara sorumluluk kazandırma,
– Sorunlarının çözümüne yardımcı olma,
– Demokratik ilişkiler kurma,
– Başarılarını artırma,
– Okul ve meslek seçimine dair ipuçları…
Çocukların yarınına bugünden sahip çıkmalıyız.
Onların yarını için bu kitabı okumalıyız...

      Kitaptaki masallar; kavga, şiddet, baskı, kin, nefret gibi olumsuz örneklerden uzak; barış, dostluk, işbirliği, sevgi, saygı, hoşgörü, arkadaşlık, yardımlaşma gibi konuları ön plân çıkaran; macera, eğlence, gülmece gibi duygu ve düşünceleri içermektedir.
     Dünyanın dört bir yanında beğeniyle okunan; Ezop, Andersan, La Fonten…ile Anadolu’da anlatılan masallar yer almaktadır.
      Masallar iki bölümden oluşmaktadır.
      I. Bölüm; Okul Öncesi ve 7-8 yaş;
      II.Bölüm; 9 (dokuz) yaş üstü,
      Masallar yer almaktadır.
Bitişik El Yazılı, Okul Öncesi  ve 1. Sınıf Masal Kitapları
Hayvanlar Adası - seri 10 kitap
Bu serideki kitaplarla;
 Okul öncesinde çocuklara; basitten - karmaşığa, yakından - uzağa, bilinenden -  bilinmeyene doğru bir yol izlenerek… okuma, dinleme ve anlatma etkinliklerinin  geliştirilmesi öngörülmektedir.
 Kitapların son sayfasında yer alan anlama ve anlatma etkinlikleriyle;
-  Doğa ve doğadaki varlıklar ve özelliklerini tanıma,
-  Varlıklar arasındaki ilişkiyi kavrayabilme,
-  Somut varlıklar aracılığıyla soyut kavramları yorumlayabilme,
-  Gözlemleri yorumlayabilme,
-  Düşünme yeteneklerini geliştirme,
-  Neden- sonuç ilişkisini sezme,
-   Sorun çözme yeteneklerini geliştirme gibi… çalışmalar yer almaktadır.
Bu Serideki Kitaplar:
Adadaki Hayvanlar – 1   
 Küçük Filler – 2
 Küçük Aslan – 3  
 Beyaz Ayı – 4
 Yaramaz Maymun -5
 Şımarık Kurt – 6
 Topal Karınca – 7
 Arılar Okulu – 8
 Küçük Kanarya- 9
Dinozorlar-10




KİTAP FUARLARI & İMZA GÜNLERİ

2012 Ankara Kitap Fuarı ,THM Sanatçı Mustafa Özarslan

6. Anakra Kitap Fuarı Emine Ülker Tarhan ve Rasim Bakırcı

2012 Ankara Kitap Fuarı, Gazeteci Saygı Öztürk

2012 Ankara Kitap Fuarı, CHP Millet V. Levent Gök

2014 Kayseri Kitap Fuarı okurlarla

2015 Bartın Kitap Fuarı okurlarla

2015 Ankara Kitap Fuarı küçük okurlarla


2016 Ankara Kitap Fuarı Yayınevi Yazarları

2016 Ankara Kitap Fuarı eski Iğdır MHP Millet Vekili Sinan Ogan'la

2016 İstanbul Güngoren-Atatürk İlkokulu Öğrencileri

2016 Kırşehir Kitp Fuarı küçük okurlarla

2014 Erzurum Kitap  Fuarı okurlarla

Bursa Kitap Fuarı söyleşi

2016 Malatya Kitap Fuarı okurlarla

2015 Ankara Kitap Fuarı Genç yazar İrem Türkeli

İstanbul TÜYAPSöyleşi Hasan Güleryüz'le birlikte

İstanbul TÜYAP Söyleşi Semra Atasoy'la birlikte

İstanbul TÜYAP Söyleşi Hasan Güleryüz.... birlikte












ÖZ GEÇMİŞ





Yahya TÜRKELİ
Iğdır 1948 doğumlu, Ankara Gazi Eğitim Enstitüsü, ‘Eğitim Bölümü Mezunu’ Milli Eğitim Bakanlığının çeşitli birimlerinde 44 yıl görev yaptı. 2013 Ocak ayında emekliye ayrıldı. Hizmetleri: İlkokul öğretmenliği,(8yıl) Sümerbank Genel Müdürlüğü Halkla İlişkiler Memurluğu,(4 yıl) Rize, Gümüşhane, Kırıkkale, Ankara, Konya illerinde İlköğretim Müfettişliği, (18 yıl) Bakanlık Merkez Teşkilatında “İlköğretim Genel Müdürlüğümde Şube Müdürü (3 yıl) Daire Başkanlığı (2 yıl), APK (2 yıl) Uzman, İstanbul İli İlköğretim ve Eğitim Müfettişi (5 yıl), Ankara’da İl Eğitim Denetmeni (2) çalıştı. Meslek Yaşamındaki Etkinlikleri: Görevinde gösterdiği gayret ve çalışmalarından dolayı amirlerince verilmiş Aylıkla Ödül (1) ve Teşekkürleri (5) bulunmaktadır. Bakanlığın açtığı birçok hizmet içi eğitimi seminer ve kurslarına; kursiyer (8) ve öğretim görevlisi (11) olarak katıldı. MEB-ODTÜ Üniversitesinin ortaklaşa düzenlediği IV. Ulusal Matematik ve Fen Kongresinde “İlköğretim Fen Bilgisi Öğretiminde Çağdaş Yaklaşımlar” paneline, panelist olarak katıldı. Çeşitli sivil toplum kuruluş üyesidir.(Ankara, Atatürkçü Düşünce Derneği, Dil Derneği ve Edebiyatçılar Derneği… üyesidir.) Çeşitli dergi ve gazetede, eğitim-öğretim ağırlıklı olmak üzere 30’dan fazla yayınlanmış makale ve fikir yazısı bulunmaktadır. Yayınlanmış Kitapları:  Göçebe-Çocuk Romanı,(4.baskı) Özlem Yayınevi, 2014, Ankara  Eğitsel Çalışmalar – Belirli Gün ve Haftalar, 1987, Gümüşhane  Tilkinin Serüveni-Masal, – 10 seri, Özlem Yayınevi. 2010 Ankara (İlk 4 serisi 2002 yılında MEB Çocuk Edebiyat, olarak basıldı.)  Türkiye’de İlköğretim / Dünü-Bugünü-Yarını ( 5 yazarlı) MEB İlköğretim Genel Müdürlüğü Yayını 2002, Ankara.  Belirli Gün ve Haftalar/ Bireysel ve Toplu Ekinlikler, 2008, Özlem Yayınevi. (Serhat Yayınevi İstanbul. 2000-2008 basıldı.)  Çocuğunuzu Tanıyın – Toroslu Kitaplığı, 2006, İstanbul. 2. baskı 2015 Özlem Yayınevi, Ankara  Büküntü – Gençlik Romanı, (3.baskı) Özlem Yayınevi, 2013 Ankara.  Okul Harçlığımı Kazanırken, (4.baskı) Özlem Yayınevi, 2014, Ankara.  Anadolu Masalları I-II, (2.baskı) Özlem Yayınevi, 2010, Ankara.  Perdeli Pencereler – Öykü, (2.baskı) Özlem Yayınevi, 2013, Ankara  Hayvanlar Adası- seti 10 kitap (2.baskı) Özlem Yayınevi, 2013 Ankara. Kayıp Gezegen 2. Dünya – roman, (3. baskı) Özlem Yayınevi, 2014, Ankara  Zaman Tünelinde Kaybolanlar -roman, Özlem Yayınevi, 2014 Ankara  Dünyanın Masalı – Dünya ve Anadolu Masalları, Özlem Yayınevi 2014, Ankara












MAKALELER



Çocuk Edebiyatı
                                                                                                           Yahya TÜRKELİ
                                                                                                                                    Eğitimci/Yazar

 DİL VE ANLATIM
Çocuğa yönelik hazırlanan yapıtlar, dil ve anlatım açısından farklılık göstermektedir. Çocuğun dil gelişiminin, belli sürece bağgeliştiği bilinmektedir.
Piaget, çocuğun bilişsel gelişim sürecini:
ü Duyuşsal-Motor Dönemi (0–3 yaş)
ü İşlem Öncesi Dönemi (3–7 yaş)
ü Somut İşlemler Dönemi (7–11 yaş)
ü Soyut İşlemler Dönemi (11–16) olarak dönemlere ayırmaktadır.
Çocuklar, sözcüklerle anlamlı cümle kurmaları dört yaşına kadar sürer. Çocuğun kitapla tanışması da bu yaştan sonra başlar. 3–7 yaş dönemi çocuğun oyun dönemini kapsamaktadır. Bu dönemde dil gelişimi hızlanmaya başlar. 6- 8 sözcükte oluşan cümleler kurabilecek düzeye gelir. Cuff’un sözcükler üzerinde yaptığı araştırmaya göre: 
YAŞLAR
OKUL DÖNEMİ
SÖZCÜK SAYISI
36 aylık – 3 yaş
Kreş
896
48 aylık – 4 yaş
Kreş
1540
60 aylık – 5 yaş
Anasınıfı
2072
72 aylık – 6 yaş
Anasınıfı
2562
                 7 yaş
İlköğretim
-
                 8 yaş
İlköğretim
-
                 9 yaş
İlköğretim
7425
               10 yaş
İlköğretim
10309
               11 yaş
İlköğretim
12960
               12 yaş
İlköğretim
13965
               13 yaş
İlköğretim
14910
               14 yaş
İlköğretim
16800
 (Yaratıcı Çocuk Edebiyat, H.Güleryüz)
 2. ve 3. sınıflarla ilgi veriler araştırmaya konulmamıştır. 2. ve 3. sınıflarlarda öğrendikleri sözcük sayı3000–5000 arasında olabileceği söylenmektedir. Bu sözcüklerin etkin kullanılma oranı % 50 dolaylarında olduğu belirtilmektedir.
03–06 yaş çocukların öğrendikleri sözcük sayısından fazla konuşma, anlama ve anlatma becerilerine zorlandığında istenilen verimi almada güçlük yaşanabilir.
Sözcük dağarcığını geliştiren etkenlerin başında; eğitim ve eğitime bağlı okuma becerisi ön planda gelmektedir. Çocuğun içinde yaşadığı aile ve çevrenin de dil gelişimine katkısının olduğu da bilinmektedir.  
            Çocuklara yönelik üretilen materyal dil ve anlatım yönünden; onun dünyasına yakın, bildik ve tanıdık obje ve nesneleri içermesi gerekir. Dil ve anlatım, somut düşüncenin ötesine çıkınca, çocuk yaşamın karmaşıklığına karşı farklı girdi çıktılarla karşılaşır. Ön ergenlik çağına giren çocuğun yaşamındaki arkadaş ilişkileri, aile iletişimi birden farklılık göstereceğinden dil ve anlatımı, çocuğun yaşının özelliğine göre değişime uğrar.
SÖZCÜKLERİN DİLİ ÇİÇEKLERİM
Uyuyan sözcükleri
Öpe öpe uyandırdım
Okşadım yanaklarını
Sevda şiirleri içirdim
ş gülleri koklattım onlara
z kandırırı gibi kandırdım…

Soydum sözcüklerin kabuğunu
kadım duygu suyuyla
İmgesel saçlarını
ş tarağıyla taradım
Giydirdim kuşattım onları
Gerçeklerle nişanlayıp
Bayram yerine yolladım:
                                               Ali YÜCE
            Çocukların öğrendikleri sözcükleri uykudan uyandırmadan işe koşamayız. Onları uyandıracak ninnilerin başında çocukların anlayabileceği dil ve anlatım gelmektedir. Çocuklarla kurulan iletişim sözel ve dilsel, görsel, dokunsal, zihinsel etkinlikler kapsamında ele alınmalıdır. Bu doğrultuda hazırlanan materyal, dil ve anlatıma katkı sağlamalıdır. Çocuklara yönelik hazırlanana kitaplar:
ü Yalın ve anlaşılır olmalı,
ü İçinde yaşadığı; aile, çevre ve okul ortamında konuşulan dili içermeli,
ü Başlangıçta kısa ve düz cümle anlatımına yer verilmeli,
ü Doğa ve doğadaki canlıların çıkardığı seslerle örtüşmelidir. (Örneğin, çocuğa göre ağaç fısıldayabilir, rüzgâr ıslık çalabilir, dağ kükreyebilir, bulut ağlayabilir... )
Çocukla edebiyat arasında kırmızı bir çizgi bulunmaktadır. Çocuklara yönelik hazırlanan kitapların dil ve anlatımı; onların algılana, anlama ve anlatma yeteneklerine uygun olmalıdır.
İÇERİK
Çocuklarda kitaba karşı ilgi ve merak, okul öncesinden başlar. Kendisine anlatılan çeşitli öykü ve masalları, eline geçirdiği renkli ve resimli kitaplar üzerinde kendi kendine uydurarak okur gibi yaparak anlatmaya çalışır. Resim ve harflerin arkasında farklı dünyaların olduğunu sanır. Okumayı öğrendikten sonra şaşırtıcı ve heyecan uyandırıcı dünyayı keşfetme ve gizemleri çözebilme heyecanına kapılarak okur. Kitap okuma, çocuk için yaşamın ayrılmaz bir parçası olur. Çocuk kitapları içerik açısından;
ü Çocukların zihinsel gelişimlerini,
ü Dilin gelişiminin korunmasını,
ü Sosyal, kültürel ve tarih bilincinin verilmesini,
ü Kuşaklar arası iletişim kurulmasını,
ü Günlük yorgunluğa ve uykuya renk katmasını,
ü Bencillik, cimrilik, tembellik gibi olumsuz duygulardan uzaklaşmasını,
ü Kötülük ve haksızlıklara karşı durmasını,
ü İyilik ve yardımlaşmadan yana olmasını,
ü Doğa ve çevre bilincini geliştirmesini,
ü Etkin dinleme alışkanlığı kazanrmasını,
ü Sorunlara karşı çözüm aramasını,
ü Demokratik ilişki kurmasını sağlayan birçok bilgi, beceri ve alışkanlıkları içermelidir.
Masal, şiir, öykü, roman, fıkra, makale gibi yazın türlerine baktığımızda her birinin farklı içeriklerinin olduğu görülmektedir. Yazın türleri çocuğun gelişim düzeyleriyle ilişki kurularak verilmelidir.
Küçük yaşlarda en etkili olan yazın türlerinin başında masal gelmektedir. Hayal ürünü sayılan masallarla çocukların hayal dünyasına daha kolay ulaşılabilir. Okul çağıyla birlikte gerçek yaşamla yüzleşen çocukların okumaları gereken kitapların içeriği; şiir, öykü, fıkra, roman, makale gibi yazın türlerini içerir. Bu tür yazın türlerinde; ilköğretimin 1, 2 ve 3. sınıflarında doğa ve doğadaki canlıları, 4 ve 5. sınıflarında canlı ve hareketli ( koşan at, uçak kuş, otomobil, uçak, uzay aracı gibi) objeleri içermelidir.  Diğer sınıflarda ise insan ilişkileri (kahramanlık ve başarı, doğal güzellikler, karşı cinse ilgi duyma gibi…) canlı ve doğal ortamlarla örtüşen sosyal, kültürel, tarihi, turistik objeleri içinde barındırmalıdır. Bu dönemle birlikte çocukların kendi duygu ve düşüncelerini içeren; mektup, şiir, kısa öykü, fıkra, anı defteri tutma gibi yazılı anlatıma geçtikleri görülür. Bu geçişi güçlendirmek için kitapların içeriği; kavga, çatışma, şiddet, baskıdan uzak; barış, dostluk, işbirliği, sevgi, saygı, hoşgörü, arkadaşlık, yardımlaşma konularını içermeli ve heyecan verici, (serüven, sevgi, komedi) sürükleyici olmalıdır.
Özlü sözlere baktığımızda kitaplarla ilgili çok şey söylenmiştir. Bunlardan biri de, “Kitap en iyi arkadaştır.” Neşe KARAKAPICI çocuk gözüyle yazmış olduğu “Arkadaşım” isimli şiirinde:
Kitapla biz arkadaşız,
şünene iki sırdaşız,
İki arkadaş bir olup,
Birbirimize yoldaşız.
Kitapsız ne olurum ben,
Bilgisiz sayılırım ben
Okuyamasam inan,
Ruhsuz kalırım ben.
Kitaplarla eğleniriz,
Okuruz hep dinleniriz,
Kardeşlerimle hepimiz,
Kitapları çok severiz.
Çocuğun okuması gereken kitaplar; kavga, çatışma, kin ve nefret içerikli olmamalı. Daha çok çevre, barış, sevgi ve kadın-erkek eşitliği, insan hakları vb. içermelidir.
Çocuklar kitabı okuduktan sonra anlatması, olaydaki yer, zaman, kahramanlar gibi özellikleri açıklaması istenmelidir. O zaman hem kendisinin önemsendiğini anlar ve hem yeni kitaplar okumaya olan heveslenir.
Çocuk kitaplarının içeriği; dil ve anlatım, bilimsel bilgi, görsel tasarım, eğitsel tasarım ve değerlendirme ölçütleri, yetişkinlerin okuduğu kitaplardan farklı hazırlanmaktadır. Bu farklılık basitten karmaşığa, bilinenden bilinmeyene, yakından uzağa gibi bir takım öğretim ilkeleriyle örtüşmelidir.  Çocukla ilgilenen hemen herkes tarafından benimsenen çocuk kitapları, tıpkı çocuğa göre hazırlanan giysilerin; beden ölçüleri, renk, çizgi, modeli gibi düzenlenmelidir.
GÖRSEL TASARIM
            Çocuk kitapları, çocuğun ilgi, istek ve gereksinmelerini karşılayacağı sosyal, kültürel değerlere karşı yabancılaşmasını önleyeceği gibi; zihinsel, duygusal ve ruhsal gelişimlerini besleyecek nitelikte olmalıdır.
Çocuk kitaplarında görsel öğeler ön plana çıkmaktadır. İlköğretim Programının açıklamalar bölümünde “kısa ve bol resimli kitaplar”  (s.38,57,75)  okutulması önerilmektedir. Çocuk kitapları resmin çokluğunun yanında, resimlerden bir takım duygu ve düşünceler çıkarma, estetik, yaratıcı düşünme, metni derinleştirme gibi görsel yoruma yorum katmalıdır.  
Yapılan araştırmalara göre öğrenilenlerin; %78’ni görme, %18’ini işitme,%4’ünü dokunma, koku ve tat alma, duyu organları aracılığıyla öğrendiği ileri sürülmektedir. Görsellikle öğrenme arasında ilişki olduğundan yaş düzeyleriyle yazı puntosu, resim ve çizimler,  kullanılan logo (ayırmaç) ve süslemeler, sayfa tasarımı gibi görsel öğelerinde yerinde kullanılması da son derece önemlidir. Görsel tasarımı çok iyi düzenlenmiş çocuk kitapları, çocukların okuma alışkanlıklarına katkı sağlar.
   Çocuk kitaplardaki resimler metinler kadar önemlidir.
ü Resimleme çocuğun algı ve beğeni düzeyine uygun bir görüntüde olmalı,
ü Okul öncesi kitaplarında;
ü Özgün, (sade ve anlaşılır) olmalı,
ü Gerçeğiyle benzeşmeli,
ü Renkli olmalı,
ü Resmin, oranı yazıya göre daha fazla olmalı,
ü Resimler metinleri destekleyici olmalı ve sayfaları kapsamalı,
ü Gereksiz görsel öğeler kullanılmamalı,
ü Resim çerçeve içinde olmayıp, ucu açık olmalı,
ü 1.2.3. sınıfta resim yazıdan daha çok yer kaplamalı ve konusu; doğa ve doğadaki canlıları,
ü 4 – 6 sınıflarda canlı ve hareketli objeleri (koşan at, uçan kuş, otomobil, uçak, uzay araçlarını gibi) içermeli; yazı resimden daha çok olmalı,
ü Daha üst sınıflarda resimsiz, insan ilişkilerini içeren (arkadaşlık, yardımlaşma, işbirliği, dostluk) ve heyecan verici (serüven, sevgi, komedi) öykü, roman, şiir kitaplarının sınıflara göre harf ve rakam büyüklükleri:
-    “İlköğretim birinci sınıf için 20–24,
-   İlköğretim ikinci sınıf için 18,
-   İlköğretim üçüncü sınıf için 14,
-   İlköğretim dördüncü sınıf için 12  
-   İlköğretim beşinci sınıf için 11
-   Daha üst kademeler için 10 punto” (MEB, Eğitim Araçları İnceleme Yönetmeliği) olmalı.
ü Resimler özgün, çocuğun yabancılık çekmeyeceği imgeleri içermeli,
ü Resim ve logoları (ayırmaç) duygusal biçimde düzenlenmeli,
ü Resimler sayfa içinde amacına uygun yerleştirilmeli,
ü Kitapları görsel tasarı; dil ve anlatım, biçimsel içerik, eğitsel tasarım, ölçme ve değerlendirme yönleriyle birbirini bütünleyen ve destekleyen nitelikte olmalıdır.
 Bu anlamda hazırlanan kitap iyi bir arkadaş olur.
TABIM
Kitap en iyi arkadaş,
Bana ney, sorsam söyler,
Ne anlatsa en sonunda
Çalış, iyi, doğru ol der.
            Geceleri uyumaz,
Beni kaldırır erkenden,
Okulum kadar güzeldir,
Kitabı çok severim ben.
            Fazıl Hüsnü Dağlarca
Kitaplar çağdaş olmanın ve insanca yaşamının tüm gizemlerini içinde saklayan, başlangıçta değersiz gibi görünen fakat değeri yıllar sonra anlaşılan bulunmaz bir hazinedir. Bu hazineyle tüm çocukların küçük yaşlarda tanışması gerekir. Küçük yaşlarda (8–10) okuma alışkanlığı kazandırıldığında bu alışkanlık devam edip gider.
Kitapların hazırlanış ve kullanım bakımından;
ü  Kolay yıpranmayan sağlam ve çocukların sağlığına zarar vermeyecek malzemeden hazırlanmalıdır.
ü  Kitaplar hazır yapılandırılmamış olmamalı, (bilgisayar, dergi, gazetelerde yayınlamayan)
ü  Çocuklar çok amaçlı ve aktif katılımlarına olanak sağlamalı, (anlama, anlatma, yazma, çizme, tamamlama gibi)
ü  Çocukların ilgisini çekebilecek konu ve görselliğe sahip olmalı,
ü  Kullanımı kolay, anlaşılır ve pratik olmalı,
ü  Çok iyi tasarlanmış bir kapağı olmalı, (kitabın ve yazarın adı, metni yansıtacak resimler ve ayırmaç (ayırmaç) gibi tüm öğeler güzel ve duygusal biçimde düzenlenmeli)
ü  Okul öncesinde kitaplar;
ü  Bir forma olmalı, (açıklama çıkartma, yapıştırma gibi eklentiler yapıldığında iki forma olabilir.)
ü  Metinler 20- 24 punto olmalı,
ü  İç sayfanın kâğıdı en az 90 gramaj, birinci hamur ve mat kuşe kâğıt olmalı,
ü  Kapak sayfası 300 gram, bristol kâğıt veya kuşe karton, (selefon) olmalı.
ü  Kitaplar sayfa ölçütleri, kesildikten sonra 19,5 cm eninde ve 27,5 cm yüksekliğinde olmalı,
ü  Formalar dikişli veya kolay kopmayacak biçiminde olmalı,
ü  Baskıda görüntü kaybının önlenmesi, şişme, kirlenme gibi kayıpları önlemek için her 10.000 baskıda bir kalıp yenilenmeli.
Çocuk kitaplarındaki resimler yazı düzenini ve göz estetiğini bozmayacak ve ilgi çekici olacak şekilde tasarlanmalıdır.
OKUMA ALIŞKANLIĞI                                                                                       
Okuma alışkanlığı birden bire kazanılabilecek bir alışkanlık değildir. Uzun bir süreç içinde gerçekleşir. Daha çok ilköğretim çağında kazandırılması gereken bir davranıştır. Davranış değişikliğine dönüşmeyen alışkanlıklar kalıcı olmayıp, bir süre sonra yerini farklı değişkenlere bırakır. Okuma alışkanlığını en iyi kazandırma yaşı 7–10 yaşlarına denk gelmektedir. Bu yaşlarada edinilen alışkanlıklar kişiliğin bir parçası olur ve yaşam boyu sürüp gider.
Çocuk, okuma-yazmayı tıpkı acıkma ve susama gibi hissetmelidir. Çocuk isteyerek okuduğunda ileriki yaşlarında git gide gelişir ve okuma zevkini tattığında bu tadı hiçbir zaman unutamaz. Bazen anne ve babalar çocuğun, diğer çocuklardan geri kalmasın diye, daha çok kitap okumasını ister “O kitabı okuyup bitirmeden, çizgi filmi izleyemezsin…” gibi zorlamaların yapıldığı bilinmektedir. Israrcı ve zorlayıcı davranışlar okumaya olan ilgi ve sevgiyi küçük yaşta köreltir. Daha yolun başında okuma isteği azalır. Okumayan çocuğun başarılı olacağı söylenemez. Çocuğunuzun iyi bir okur olasını istiyorsak örnek olmaya çalışmalıyız. Örneğin, büyüklerini hep kitap, dergi, gazete gibi bir şeyler okurken görmelidir.
Çocuk okuyacağı kitabı öğretmen ve okul ortamında seçmesi iyi bir seçimdir. Kitap alırken birlikte gidilerek kendisinin seçip almasına olanak verilmelidir. Şiir, öykü, roman, masal türünde klasik çocuk kitapları seçmesine yardım edilmelidir.
Okuma alışkanlığını güçlendirmek için “Kitap Okuma Dosyası” ( 2004 Türkçe Öğretim Programı) oluşturun. Bu dosyada; okul öncesinde, 1. 2. ve 3. sınıf ile 4. ve 5. sınıf için hazırlanan çocuk kitapları ve kitapların çocuk edebiyatının temel özelliklerini içeren; dil ve anlatım, eğitsel ve görsel tasarım ile kazanımlarının neler olabileceği yer almalıdır.
Okumayı gözlem formu tutularak; her gün kaç sayfa okuyabileceğini hedef alarak gerçekleştirmesini sağlayın. Gerekirse okuma grafiği yaparak okuduğu sayfa sayısını işlemesine yardımcı olun.
Okuma; düşüncenin gelişmesini sağlar.  Benimseyerek ve özümseyerek okuma bilişsel gelişimi sağlar. Çocuğun yaşam ve geleceğe bakış açısı farklılaşır. Kitap üzerinde olsa bile bilmediği, dünyanın birçok ülkesini kitap sayfaları arasında gezinerek tanır. Bunun dışında sevgi, dostluk, barış gibi değerleri öğrenir.
Okuması gereken kitaplar; kavga, çatışma, kin ve nefret içerikli olmamalı. Daha çok çevre, barış, sevgi ve kadın-erkek eşitliği, insan hakları vb. içermelidir. Okuduğu kitabı anlatmasını, kitapta yer alan olay, yer, kahramanlar gibi özellikleri açıklamasını isteyin.
Kitap Seçme
Çocuklarda kitaba karşı ilgi ve merak, okul öncesinden başlar. Kendisine anlatılan çeşitli öykü ve masalları, eline geçirdiği renkli ve resimli kitaplar üzerinde kendi kendine uydurarak okur gibi yaparak anlatmaya çalışırlar. Resim ve harflerin arkasında farklı dünyaların olduğunu sanır. Okumayı öğrendikten sonra şaşırtıcı ve heyecan uyandırıcı dünyayı keşfetme ve gizemleri çözebilme heyecanına kapılarak okur. Kitap okuma, çocuk için yaşamın ayrılmaz bir parçası olur.
Anne, baba ve öğretmenlerin gözden kaçırdıkları hususlardan biri; çocuğun bir an önce okumaya geçmesini düşünerek; sürekli okuma-yazmaya ağırlık vererek, bıkkınlık yaratmamalıdır.
Birinci sınıfı okutan öğretmenlerin arasında okuma-yazma yarışı eksik olmaz. Okuma yazmayı çocuğa göre değil, kendilerine göre düzenlerler. “ A öğretmenin çocukları okuma-yazmaya geçti. B öğretmenin öğrencileri henüz geçmedi. A çok başarılı öğretmen…” Okuma-yazma çalışmaları geniş bir zaman dilimi içinde verilmektedir. Oysa birçok öğretmenin, bireysel ve toplu etkinlikler, beden eğitimi, müzik, görsel sanatlar gibi derslerde, okuma-yazma çalışmaları yaptıkları bilinmektedir. Çocuğun bu derslerden kazanacağı çok şey vardır. Oynayarak eğlenerek okulu ve dersleri daha çok sever.
BENİ DE ARANIZA ALIN
Beni de aranıza alın çocuklar
Beni de...
Sizin gibi duymak,
Sizin gibi düşünmek,
Sizin gibi sevmek isterim
Günü, güneşi,
Dostluğu, dostu, kardeşi...

Hele... Hele
Sizin gibi koşmak, koşuşmak dilerim,
Hür, başıboş taylar gibi,
Sanki yeryüzü altımızda oyuncak.
Beni de aranıza alın çocuklar,
Beni de,
Sizlerle bulurum çocukluğumu ancak.

Bakmayın öyle
Saçlarımın aklığına,
O aklar
Bildiğiniz aklardan değil.
Başına yukardan, yücelerden düşmüş
Tel tel gümüş,
Yağmur yüklü bulutlar onlar...
                       Coşkun ERTEPINAR
Şöyle bir söz vardır. “Söyleme de, örnek ol.” Bir masal, öykü veya romanın başlangıcını okuyarak; en heyecanlı yerinde bırakarak çocuğun merak ettiği, geri kalan kısmını kendisinin okuması gibi.
Kitapları birlikte seçmeye özen gösterin. Çocukların genel olarak seçmesi gereken ve seçebileceği kitapların resim ve yazı düzeni göz estetiğini bozmayacak şekilde ve görsel tasarımı ilgi çekici olmalıdır. Çocuğunuzla yaşayacağınız birliktelikler, çocuğunuzu daha iyi tanımanızı sağlar.
Kaynak:
Çizelge ve şiir, Hasan Güleryüz’ün Yaratıcı Çocuk Edebiyatı kitabından alınmıştır./Pegem Yayınları.

Not: Makale, “Çağdaş Türk Dili” Dergisinin, Şubat 2008, 240. sayısında yayınlanmıştır.


Çocuk Edebiyatının Olmazsa Olmazları

Çocuk Edebiyatını yetişkin edebiyatından ayıran temel unsurların başından; eğitsel tasarım, görsel tasarım, dil ve anlatım ile bilimsel içeriktir.
Yetişkin yaşamı boyunca edindiği; eğitim, kültürlenme ve deneyimler gibi olgu ve olaylar sonucunda edebiyat alanında yazılanlara farklı yorumlar getirmede fazlaca zorlanmaz. Çocuklarda ise bir takım olgu ve olayları tam oluşmadığından farklı yorum getirmede zorlanırlar.
Konuyu biraz daha somut ve anlaşılır kılmak üzere bir örnekle açıklamakta yarar vardır. Şöyle ki, yetişkinin kullandığı bir kaşıkla 3-5 yaşındaki çocuğa yemek yedirmeye kalkışmak gibidir. Yetişkinin kullandığı kaşık ya çocuğun ağzına sığmayacak veya sığsa bile keyifli bir yemek faslı yaşamayacaktır. Çocuk yemeğini çocuk kaşığıyla yemesine kimsenin itirazı olacağını sanmıyorum. 
İnsanın icat ettiği  ve hepimizin kullandığı vazgeçilmez bir çok icat yaşamımızın ayrılmaz bir parçasıdır. Olmazsa olmazlardandır. İnsanın icat ettiği; kaşık, çatal, çekiç, tekerlek…hiç bir zaman yok olmamıştır, ancak bileşimleri veya metal değerleri değişebilmektedir. Altın, gümüş, ağaç kaşık gibi. Kitap da insanın yarattığı ender icatlardan biridir. Eski insanların kağıdı saman, ağaç yontusundan hazırlayıp kullandığı bilinmektedir. Kitap kağıdı günümüzde ise bir çok kimyasal bileşim ve katkılarla değiştiği görülmektedir. Günümüzde e- kitaba dönüşümler de görülmektedir. Daha uzun yıllar kitabın yok olması söz konusu değildir. Çocuk kitapları bu kapsamın dışında düşünülemez.
Çocuk kitaplarındaki eğitsel tasarım, onun dünyasına ters düşmemeli; korku, şiddet, nefret, kan, kin, acı gibi olumsuz öğelerden uzak olmalıdır. Bu öğeler verilecek ise örmek olaylar içinde açık ve aleni değil, basitten zora doğru sezdirilerek verilmelidir. 
Görsel tasarım da eğitsel tarımla eş güdümlü olarak çocuğun algı düzeyine uygu olmalıdır. Yaş düzeyine göre çok resimli kitaplardan başlanarak git gide yaşıyla orantılı olarak aza indirgenmelidir. Okul öncesi bir çocuğun kitabının %90 renkli resimler ve gerçek varlıklarla anlatılmalı, birinci, ikinci sınıfta %70 resim, %30 yazı ağırlıklı olmalıdır. Yaş veya sınıf büyüdükçe resim azalmalı yazı artmalıdır. 12 yaş ve üzeri çocuklarda resim yerini yazıya bırakmalıdır. Anlamlı karikatür ve çizimler kitabın konusunu doğrudan anlatmadan destekler biçimde sayfalar arasında yer alabilir.
Dil ve anlatım çocuk kitaplarının anlaşılır ve öğretici yanını büyük oranda desteklemelidir. Uzun ve devrik cümleler, olduğundan fazla betimlemeler yorucu olduğu gibi anlamada da çocuğu zora sokar böylece okuma heves ve alışkanlığını da baltalar.
Bilimsel içerik gerçek ve doğrularla çocuğun hayata bakış açısıyla birlikte verilmesi gerekir. Hurafeci ve gerçekle yakından uzaktan ilişiği olmayan anlatımlar çocuğa etkili öğrenme sağlamadığı gibi onu yaşadığı dünyadan da koparır. Her çocuk günü geldiğinde büyüyecek ve toplumun içine karışacaktır. Toplumsal gerçekleri önceden sezmeyen ve ayakları yere basmayan yaşam biçimiyle yoğrulan yüzleşmek zorundadır. Bunun için bilimsel gerçeklerden hareketlerle yaratıcı gücünü ortaya koyabilecek nitelikte olmalıdır.
Tüm bu anlatılanları dikkate alınmadan yazılan çocuk kitapları bir boyutuyla öksüz kitaplardır. Çocuk kitabı yazar ve çizerleri çocuk psikolojisine yakın olmalı dili etkili ve güzel kullanmalı, bilisel doğrularla örtüşmelidir.
Not: 31 TÜYAP Kitap fuarında 20 Kasım 2012 tarihindeki söyleşimi içermektedir.

Çocuklar Ne Okumalı?

Başarılı olmanın temel koşulu okumaktan geçmektedir. Kitap okuma alışkanlığı ise küçük yaşlarda (7-11) kazandırılır. Kitap okuma alışkanlığı genellikle okuma, anlatma, özet çıkarma gibi etkinliklere başvurularak yapılmaktadır. Oysa bu uygulama; disiplinler arası yaklaşım, çoklu zekâ kuramı ve yapılandırıcı Türkçe ders programı etkinlikleriyle yapılmalıdır.
İlköğretim çağında çocuklar genellikle aynı sınıfta ve bir arada öğrenim görmektedir. Bir arada farklı zekâ türüne sahip çocuklara aynı yöntem, teknik ve etkinliklere başvurularak kitap okuma alışkanlığı verilmeye çalışıldığında istenilen becerinin kazandırılmasında güçlük yaşanır. Farklı zekâ türüne sahip çocuklara, farklı etkinliklerle okuma alışkanlığı kazandırılabilir.
Örneğin: Görsel zekâya sahip çocuğa okuduğu kitapta yer alan resimler üzerinde görsel okuması ve resimlemesi; doğacı zekâya sahip çocuğun okuduğu kitabın kavram haritasını çıkarması ve varlıkları sınıflandırması; sözel-dilsel zekâya sahip çocuğun okuduğu kitabı anlatması ve şiire dönüştürerek aktarması; matematik ve mantıksal zekâya sahip çocuğun yazılı anlatım, sıralama, sözcük sayımı yapması, postere dönüştürmesi; doğacı zekâya sahip çocuğun okuduğu kitapta yer alan yer ve mekânının özelliklerini belirlemesi ve sınıflandırması; kinetik zekâya sahip çocuğun kitapta geçen karakterleri dramatize etmesi gibi etkinliklere yer verilerek işlenmesi halinde daha etkin okuma alışkanlığı sağlanabilir…
Bu uygulamalara paralel olarak hangi yaşlarda nasıl bir kitap seçilmeli ve okunmalıdır sorusu akla gelebilir. Küçük yaşlarda (3 – 7) kitap seçmede yetişkinlerin desteğine ihtiyaç duyulabilir. Yaş ilerledikçe çocuğun kendisine bırakılmalıdır. Yaşlara göre çocuğun zihinsel gelişimlerine göre kitap seçimi:
0 -3 yaş;
Bu yaş aralığındaki çocuklar dinleyerek ve dokunarak öğrenebilir. Bu yaşla aralığındaki çocukların dil gelişimleri de hızlıdır. Görsellikten öteye çocuğa kitap okumak işitsel olarak kulak dolgunluğu yaratır.
Kitaplar resim ağırlıklı olmalı ve sayfaları kolay yırtılmayacak malzemelerden yapılmalıdır. Metinler az ve kısa cümleli olmalıdır. Kitapta yer alan resimler birkaç objeyi geçmemeli ve parlak renkli olmalıdır. 
Çocuklar tek ve çok kavramlarını fark edebilmeli ve içinde, dışında mı olduğunu oynarken öğrenebilmeli…
03 – 05 yaş:
Bu yaş aralığındaki çocuklar daha çok varlıklar ile olayların nedenlerini öğrenmek isterler. Bu yüzden de sıkça sorular sorarlar? Öğrenme merakından dolayı ilgi alanları oldukça geniştir.
Tekerleme gibi uyaklı dizeleri duymak ve söylemekten hoşlanırlar. Kısa masallar ve bildik konulardan söz ederler.
Kitaplardaki görsel öğeler yazılardan daha çok olmalı ve resimler birkaç objeden oluşmalı ve resimlerin ayrıntılarına yer verilmeli.  Çizilen varlığın göz, burun, kulak gibi özelliklerinin gösteriri çizimleri içermelidir…
05 – 06 yaş;
Çocuklar kendilerini tanır,  karşı cinsi fark eder. Öğrendiklerini denemek isterler. Harf ve yazılara ilgi göstermeye başlar.  Hem işitsel hem de görsel olay ve görüntüleri birlikte ifade etmeden hoşlanırlar.
Anlamını bilmedikleri sözcüklerin az geçtiği ve yeni bilgiler veren kısa metinli kitapları dinler. Resimler üzerinde (görsel okuma)  kendilerine göre uydurarak kurgular yapabilirler.
Görsellik yazıdan çok yer almalıdır. Olaylar ile olayların kahramanlarını iç içe gösteren resimleri fark ederler. Gerçek ve doğal görüntülü resimler ile parlak, canlı ana renklerin yer aldığı çizim ve resimli kitapları keyifle izlerler…
06 – 09 yaş;
Okuma yazmaya geçişle birlikte okuma merakları artar. Metinleri uzun olmayana ve resimlerle metine sayfa düzenine göre eşit ağırlıkta olabilen kitaplar okumalı. Resimler metinlerle desteklemeli. Resimler metinde anlatılanın aynı olmamalı onu tamamlayan öğeleri içermeli.
Bu dönemde seçecekleri kitaplar yazı puntosu ve  ilgi alanlarına göre yazılmış olmalı ve eğitsel ve görsel tasarımları sağlam ve kurgulu olmalıdır…
09- 12 yaş
Bu yaş aralığındaki çocuklar okuyacakların kitapları kendileri seçmeli. Olaylar ve kurgular hazır ders verici nitelikten uzak sezdirici olmalıdır.
Somuttan soyuta geçişli  kurgusu sağlam hareketli  objelerin (uçan otomobil, uzay aracı, dört  nala koşan veya uçan at gibi)   yer kitaplar olmalıdır….
Çocukların Kitap Seçme ve Okumada Hakları:
Çocukların kitap okumalarında çoğu kez yetişkinler karar vermektedir. Onların istek ve düşünceleri sorulmadan, kendi hoşlandığı kitabı alır. Bu durum çocukların okuma hakkını bir yerde ihlal etmektedir. Oysa onların kitap seçme ve okuma haklarının olduğu unutulmamalıdır. Çocukların kitap seçme ve okuma haklarının şöyle sıralayabiliriz:
—    Okuyacağı kitabı kendinin seçme hakkının olduğu,
—    Okuduğu kitaplarda sıkıcı bulduğu veya bildiği konuları gerektiğinde atlama ve bitirmeme hakkının olduğunu,
—    Tekrar aynı kitabı okuma hakkının olduğu,
—    Okuduğu kitabın kahramanıyla kendini özdeştirme hakkının olduğu,
—    Yüksek sesle ve sessiz okuma hakkının olduğu,
—    Kitap okurken canının çektiğinde bir şeyler yeme hakkının olduğu,
—    Kitap okurken gerektiğinde müzik dinleme, televizyon izleme hakkının olduğu…
Eskiden ineklerin otladığı meranın yakınından geçen trenin çıkardığı düdük sesi ineklerin sütten  kesileceği kanısının doğru olmadığı, insanlara inat ineklerin sütten kesilmediği gibi, tv izlemenin okumayı esir alacağı ve insanların okumayacağı görüşünün de gerçeği yansıtmadığı  bilinmektedir.
Konunun daha anlamlı kılınabilmesi için öncelikle çocukların bedensel, zihinsel, sosyal, duygusal gelişim özellikleri tanımalı ve ona göre ne okumaların gerektiğine karar verilmelidir.
Not: Yazı  Beyİstanbul  dergisinde yayınlanmıştır. (Mayıs 2011)

Okuma Alışkanlığı ve Sosyal, Zihinsel Gelişim Arasındaki İlişki 

İki buçuk dakikada yeni bir bilginin üretildiği çağımızda okumanın değişime uğramaması olası mı? Doğal olarak okuma da bu değişimden nasibini almaktadır. “Değişmeyen fikirler değişmeyen gömlekler gibi kirlenir.” (Tatar atasözü)
Bilinen sesli, sessiz okuma türünün yanında görsel okuma, yaratıcı okuma, eleştirel/sorgulayıcı okuma, medya okur-yazarlığı gibi okuma türleriyle karşılamaktayız. Okuyucuyu okumanın içine çekmek o kadar kolay mı dersiniz? Yazar ne yazdığını, okur da ne okuduğunu bilmelidir. Gündüz-gece demeden yaşamımıza giren MEDYA’nın olumlu ve olumsuzluklarını fark edebilmek ve körelmeye yüz tutan okuma alışkanlığını geliştiren okuma teknik ve yöntemlerini yakından bilmeliyiz. Okuma öncelikler çocuklara göre olmalıdır. Çünkü, okuma alışkanlığı 7-11 yaşlarında kazanılan bir davranıştır. Bunun için de okunacak kitapların sosyal ve kültürel yaşamla örtüşmesinin yanında çocuğun, gencin, yetişkinin zihinsel gelişimine de uygun olmalıdır. Hepimiz farklıyız. Bizleri farklı kılan unsurların başında zekamız gelir.
Gardner’in ortaya koyduğu zeka türleri:  sözel/dilsel, matematik/mantıksal, görsel/uzamsal, bedensel/kinetik, doğacı, sosyal, içsel/duygusal zeka türlerinden biri her daha baskındır.
Farklı zeka türüne sahip olan kişilerin kitap okuma alışkanlığı ve sorgulaması farklı olacaktır.
Herkesten özet çıkarması istenmemelidir.
* Görsel zekâya sahip olan birinin okuduğu kitapta yer alan resimler üzerinde konuşması ve resimlemesi,
* Doğacı zekâya sahip birinin okuduğu kitabın kavram haritasını çıkarması ve varlıkları sınıflandırması,
* Sözel-dilsel zekâya sahip birinin okuduğu kitabı anlatması,özet çıkarması, şiire dönüştürerek aktarması,
* Matematik ve mantıksal zekâya sahip birinin yazılı anlatım, sıralama, sözcük sayımı yapması, postere dönüştürmesi,
* Doğacı zekâya sahip birinin okuduğu kitapta yer alan yer ve mekânının özelliklerini belirlemesi ve sınıflandırması,
* Kinetik zekâya sahip birinin kitapta geçen karakterleri dramatize etmesi gibi etkinliklerle ele alması kitap okumadan zevk alacağı gibi alışkanlığını da gelişir.
Kitaplar; görsel, eğitsel, bilimsel içerik, dil ve anlatım yönleriyle bir bütünlük taşımıyorsa okuyucuyu içine çekmez. Bu durum çocuk edebiyatının olmazsa olmazlarındandır.
Çocukların ilk tanıştıkları kitapların başında masal gelmektedir. Git gide kısa öykü, roman….diğer yazın türleri gelir. Masal dinlemeden büyüyen çocuk var mı? Ana dili öğrenmede masal etkileyicidir. Yazarların çoğu da masalcıdır.
KİTAPLARIN GÖRSEL TASARIMI
5-9 yaşlarında, (okul öncesi ve ilköğretim 1,2,3. sınıfı)
• Kullanılan kâğıdın cinsi, renk ve baskısı göz sağlığına uygun olmalı,
• Kitaplardaki resmin, oranı yazıya göre daha fazla olmalı,
• Resimler metinleri destekleyici olmalı ve sayfaları kapsamalı,
• Gereksiz görsel öğeler kullanılmamalı,
• Resim çerçeve içinde olmayıp, ucu açık olmalı,
• Konusu; doğa ve doğadaki canlıları ele almalı, gerçek yaşamla örtüşmeli ve renkli olmalı,
• Başlangıçta masal, tekerleme, bilmece, oyun, müzik… içerikli olmalı. 10-14 yaşlarından (4 – 8 sınıflarda)
• Yazı resimden daha çok olmalı,
• Düşünme ve araştırmaya yönelik olmalı,
• Konuları canlı ve hareketli objeleri (koşan at, uçan kuş, otomobil, uçak, uzay aracı.. gibi) içermeli, Daha ileriki yaş ve sınıflarda
• Kitaplar resimsiz olmalı , arkadaşlık, yardımlaşma, işbirliği, dostluk gibi insan ilişkilerini içeren heyecan, serüven, sevgi, aşk, gülmece…
Harf ve rakamların puntosu (büyüklüğü)
* İlköğretim birinci sınıf kitapları için 20 punto,
* İkinci sınıf için 18 punto,
* Üçüncü sınıf için 14,
* Dördüncü sınıf için 12,
* Beşinci sınıf için 11, punto
* Daha üst kademeler için ise (10) puntodan küçük olmamalı.
– Çocuk iyi bir kitapla karşılaştığı zaman iyi bir yazar ve iyi bir beyinle karşılaşmış sayılır.
– Kitaplar yazarlardan daha akıllıdır. (J. Winterson) Kimi yazarlar kitabı çocuğa göre değil, kendine göre yazdığı bilinmektedir. “Prof.Selahatti Dilidüzgün/Çocuk ve İlkgençlik Edebiyatı Kurultayı”
– Öğretici yazar, (Kendine ait ahlak, din, erdemli olma gibi doğruları çocuklara aktarır…)
– İdeal çocuk yaratmaya çalışan yazar, (Anlatılan öyküde yaratılan çocuk hiç yanlış yapmaz nerdeyse bir melektir…)
– Çocukluğuna öykünen yazar,(Çocukluğundaki yaşadığı anılarını anımsadığı kadarıyla öyküleştiren…bir zamanların güzel dünyasını anımsayarak kendini doyuma ulaştırır…)
– Yanılsamacı yazar, ( Bu dünyanın gerçekçi yüzü yazar için çocuklara anlatılmayacak kadar katı, acımasız ve yanlıştır. Bu nedenle sanal bezemelerle idealize olarak sunar.)
-İdeolojik yazar, (Çeşitli politik ve dinsel söylemleri çocuk kitapları aracılığıyla yaymaya çalışır…) Edebiyatı bir araç olarak kullanır.  Can Yücel:
“…Kuzu gibi olun diyorlar
Büyüyüp ortaya çıkınca
Koyun gibi gütmek için sizi…”
Türkan Saylan:
5 Yaşında babaannesiyle birlikte okuma-yazma öğrenir. Okuduğu ilk kitap “Güzel Yazılar” isimli kitap olur. “Zehra” ve “Ölüyorum” sözcükleri, A.Hamdi Tanpınar’ın bir şiirinden “Aşk ve Ölüm…” sözcüklerinden etkilenerek “hayatın boş olduğu, acılar dolu, anlamsız olduğunu..” düşünerek “- Gidip o sayfaları buluyor, ağlaya ağlaya harfleri birbirine vurarak okuyordum.Bir gün karar verdim yaşamak anlamsızdı. Ben de ölmeliydim.Bebeklik fotoğrafımı çıkarıp arkasına ‘Zehra ve ölüm’ sözcüklerini yazıp merdivenin altına bırakmak ve sonrada ölmek istiyordum. O sırada ayak seslerini duyunca dışarı çıktım… (At Kız – Anıları)
Gerçekçi ve çocuğu anlayan yazar:
Dili ve edebiyat kurgusunun çok iyi kullanıp çocuklara bir doğruyu belletmekten çok, edebiyat aracılığı ile onun yaşamına eşlik eder. Böylece çocuğun çok açılı düşünmesine, sağlıklı karar verebilmesine, kendisini ve çevresini daha iyi anlamasına, okuma alışkanlığı geliştirmesine yardımcı olur…
KİTABIM
Geceleri uyumaz,
Beni kaldırır erkenden,
Okulum kadar güzeldir,
Kitabı çok severim ben.  (Fazıl Hüsnü Dağlarca)
KİTAPLARIN İÇERİĞİ
* Çocukların zihinsel gelişimlerini,
* Dilin gelişiminin korunmasını,
* Sosyal, kültürel ve tarih bilincinin gelişmesini,
* Bencillik, cimrilik, tembellik gibi olumsuzlukları ötelemesini,
* Kötülük ve haksızlıklara karşı durmasını,
* İyilik ve yardımlaşmadan yana olmasını,
* Doğa ve çevre bilincini geliştirmesini,
* Etkin dinleme alışkanlığı kazandırmasını,
* Sorunlara karşı çözüm aramasını… içermelidir….
 Not: 28. TÜYAP fuarı etkinliği kapsamındaki söyleşi (özet)

Okuma ve Yazmanın Anlam ve Önemi

Çocuk Edebiyatı; çocuklara kitaplar aracılığıyla duygu, düşünce ve hayallerini anlatma işidir. Bir başka değişle dili ve edebiyatı kullanarak sağlıklı iletişim kurma işidir…
Çocuk kitaplar nasıl olmalı ve kitap seçiminin de yakından bilmelidir.
Çocuk kitapları yetişkine yazılan kitaplardan apayrı özelikler taşımaktadır. Bu özelliklerin başında Görsel Tasarım, Eğitsel Tasarım, Bilimsel İçerik, Dil ve Anlatım gelmektedir. Bu özellikler Çocuk Edebiyatının olmazsa olmazlarının başında gelir.
Görsel Tasarım: Kitabın Biçim;
Çocukların kitaba yönelmelerini sağlayan biçimsel yapısı, (kapak resmi)
Çocukların kitapla iletişimini sağlayan kitabın iç yapısı, (çocuğa göre-sınıfı veya yaşı)
Kullanılan kâğıdın özelliği:
-Kitabın kullanılma süresine uygun kâğıt kullanımı,
-Dayanıklı kâğıt seçimi,
-Yazıların rahat okunmasına uygunluğu,
-Yazı, resimlerin uyumu.
Harflerin büyüklüğü (punto):
-Harflerin oranı çocuğun yaş ve gelişimine uygunluğu,
-Harf, sözcük ve satır aralıkları,
Resimler: -Resimlerin metinle uyumu,
-Resimlerin yaş düzeyine uygunluğu,
-Resimlerin sanat ve estetik değeri ve iletişim kurmasına katkısı,
-Resimler duygu ve düşünceleri harekete geçirir niteliği…
Eğitsel Tasarım
– Toplumsal yaşamla / Değer Yargılarıyla örtüşen (sevgi, saygı, barış, dayanışma, yardımlaşma, kurallara uyma gibi) öğeleri içermesi.
– Otoriter yaklaşımlar (şiddet, baskı, kan, kin, nefret gibi) olumsuzluklar taşıyıp taşımadığının bilinmesi.
Bilimsel İçerik:
Bilime ve akla ters düşen bilgilerden uzak gerçek yaşamla örtüşebilen yapıda olması.
Dil ve Anlatım:
Çocuğun yaşına uygun olarak dil gelişimini, ilgi ve gereksinimlerini de göz önünde bulundurması, yakın çevreden uzağa, bilinenden bilinmeyene, somuttan soyuta yol izlemesi. Burada bilinmesi gereken;
Çocuklar nelerden hoşlanıp, nelere güldükleri,
Sevinci ve heyecanını arkadaşlarıyla paylaşması,
Çocukların dil ve anlatım yeteneğini artırıcılığı…
Çocuklara kitap okumaları önerilirken onları zorlamadan (otoriter, baskıcı, tek boyutlu) uzak, özgür düşünmesini sağlayacak, objektif değerlendirmeler yapabilecek, yeni fikirler üreten ve ürettiği fikirleri gerçekleştirebilen, demokrat bireyler olarak yetişmesine yardımcı olan kitaplar salık vermeliyiz.
Okumanın Önemi ve Okuma Alışkanlığı
“Değişmeyen fikirler değişmeyen gömlekler gibi kirlenir.” (Tatar atasözü)
Bilinen sesli, sessiz okuma türünün yanında görsel okuma, yaratıcı okuma, eleştirel/sorgulayıcı okuma, medya okur-yazarlığı gibi okuma türleriyle karşılamaktayız. Okuyucuyu okumanın içine çekmek o kadar kolay mı dersiniz? Yazar ne yazdığını, okur da ne okuduğunu bilmelidir. Gündüz-gece demeden yaşamımıza giren MEDYA’nın olumlu ve olumsuzluklarını fark edebilmek ve körelmeye yüz tutan okuma alışkanlığını geliştiren okuma teknik ve yöntemlerini yakından bilmeliyiz.
Okuma öncelikler çocuklara göre olmalıdır. Çünkü okuma alışkanlığı 7-11 yaşlarında kazanılan bir davranıştır. Bunun için de okunacak kitapların sosyal ve kültürel yaşamla örtüşmesinin yanında çocuğun, gencin, yetişkinin zihinsel gelişimine de uygun olmalıdır. Hepimiz farklıyız. Bizleri farklı kılan unsurların başında zekâmız ve zekâ türleri gelir.
Kitaplar; görsel, eğitsel, bilimsel içerik, dil ve anlatım yönleriyle bir bütünlük taşımıyorsa okuyucuyu içine çekmez. Çocukların ilk tanıştıkları kitapların başında masal gelmektedir. Git gide kısa öykü, roman….diğer yazın türleri gelir. Masal dinlemeden büyüyen çocuk var mı? Ana dili öğrenmede masal etkileyicidir. Yazarların çoğu da masalcıdır.
Çocuklar okuma-yazmaya geçişle birlikte okuma merakları artar. Metinleri uzun olmayana ve resimlerle metine sayfa düzenine göre eşit ağırlıkta olabilen kitaplar okumalı. Resimler metinlerle desteklemeli. Resimler metinde anlatılanın aynı olmamalı onu tamamlayan öğeleri içermeli.
Bu dönemde seçecekleri kitaplar yazı puntosu ve ilgi alanlarına göre yazılmış olmalı ve eğitsel ve görsel tasarımları sağlam ve kurgulu olmalıdır…
09- 12 yaşta okuma alışkanlığını kazandırmada;
Bu yaş aralığındaki çocuklar okuyacakların kitapları kendileri seçmeli. Olaylar ve kurgular hazır ders verici nitelikten uzak sezdirici olmalıdır.
Somuttan soyuta geçişli kurgusu sağlam hareketli objelerin (uçan otomobil, uzay aracı, dört nala koşan veya uçan at gibi) yer kitaplar olmalıdır….
Çocukların Kitap Seçme ve Okumada Hakları:
Çocukların kitap okumalarında çoğu kez yetişkinler karar vermektedir. Onların istek ve düşünceleri sorulmadan, kendi hoşlandığı kitabı alır. Bu durum çocukların okuma hakkını bir yerde ihlal etmektedir. Oysa onların kitap seçme ve okuma haklarının olduğu unutulmamalıdır. Çocukların kitap seçme ve okuma haklarının şöyle sıralayabiliriz:
– Okuyacağı kitabı kendinin seçme hakkının olduğu,
– Okuduğu kitaplarda sıkıcı bulduğu veya bildiği konuları gerektiğinde atlama ve bitirmeme hakkının olduğunu,
– Tekrar aynı kitabı okuma hakkının olduğu,
– Okuduğu kitabın kahramanıyla kendini özdeştirme hakkının olduğu,
– Yüksek sesle ve sessiz okuma hakkının olduğu,
– Kitap okurken canının çektiğinde bir şeyler yeme hakkının olduğu,
– Kitap okurken gerektiğinde müzik dinleme, televizyon izleme hakkının olduğu…
Konunun daha anlamlı kılınabilmesi için öncelikle çocukların bedensel, zihinsel, sosyal, duygusal gelişim özellikleri tanınmalı ve ona göre ne okumaların gerektiğine karar verilmelidir.
Örneğin: Görsel zekâya sahip çocuğa okuduğu kitapta yer alan resimler üzerinde görsel okuması ve resimlemesi; doğacı zekâya sahip çocuğun okuduğu kitabın kavram haritasını çıkarması ve varlıkları sınıflandırması; sözel-dilsel zekâya sahip çocuğun okuduğu kitabı anlatması ve şiire dönüştürerek aktarması; matematik ve mantıksal zekâya sahip çocuğun yazılı anlatım, sıralama, sözcük sayımı yapması, postere dönüştürmesi; doğacı zekâya sahip çocuğun okuduğu kitapta yer alan yer ve mekânının özelliklerini belirlemesi ve sınıflandırması; kinetik zekâya sahip çocuğun kitapta geçen karakterleri dramatize etmesi gibi etkinliklere yer verilerek işlenmesi halinde daha etkin okuma alışkanlığı sağlanabilir…
Yazmanın Önemi ve Yazma Alışkanlığı;
Okuma alışkanlığı kazandırılmadan yazma alışkanlığının kazandırılması oldukça güçtür. Okuma alışkanlığı kazanan çocuk yazmayı kendiliğinden yaşamına geçirecektir. Okuma, bilginin anahtarı ve bilgilenmenin özünü oluşturur. Bilgili kişinin yazması işini kolaylaştırır.
Çocukların bilgilenmesi uzun bir süreci kapsamaktadır. Onların sınıf ve yaş düzeyine uygun yazmaları istenmelidir. Bu süreçte çocukların; yaparak, yaşayarak, eğlenerek, oynayarak edindikleri bilgi, beceri, gözlem, incelemeler başlangıç sayılır.
Örneğin; Çocukların günlük tutmaları, anılarını not etmeleri, okudukları kitaplarda ilginç buldukları bölümleri not etmeleri, kitap tanıtımı hazırlamaları gibi etkinliklerle yazma alışkanlıkları gelişir. İleri aşamalarda okuduğu kitabın özetini çıkarma, şiir, fıkra, makale gibi yazım türlerine geçişleri yazmanın gelişimini sağlar.
Çocuk okuduğu kitapla birçok yöne yolculuğa çıkar.
Okuduğu kitapla bilgilendiği gibi kitapla birlikte bilinmeyene doğru yolculuğa çıkar. Bu yolculukta; kanatlanıp seyahat eder, keşif yapar, birçok giz ve sırrı çözer, hayal dünyası genişler…
Bilim adamlarının yaşamımıza kattıkları alet ve makineler durup dururken ortaya çıkmamıştır. Önce yazar ve şairlerin hayal edip kitaplaştırdıkları bilgilerin peşinden giderek buluşlarını ortaya koymuşlardır. Daha doğrusu yazma işlevi diğer bilimlere öncülük etmiştir. Örneğin; Jules Verne’nin “Deniz Altında Yirmibin Fersah” “Aya Seyahat … düşüncelerinden yüz yıllar sonra denizaltı gemisi ve aya/uzay yolculuk araçları yaşama geçirebilmiştir.
Yazmanın yaşamımıza katkısı bunlarla sınırlı olmayıp, hemen her alanda görülmektedir.
Hazırladığım Kitap Okuma Defteri açıklama yazısı.

Çocuk ve Kitap
Değişim ve gelişme yaşamın temel bir gerçeğidir. Her çocuk büyüdükçe değişir ve gelişir.
Çocuk edebiyatı da, çocukla birlikte değişir ve gelişir.
Çocuk edebiyatı; çocuklara kitaplar aracılığıyla duygu, düşünce ve hayallerini anlatma işidir. Bir başka değişle dili ve edebiyatı kullanarak sağlıklı iletişim kurma işidir…
Çocuk edebiyatında yer alan yazın türleri (masan, öykü, roman…)  çocukların; kişilik gelişmelerini ruhsal, sosyal, bilişsel, dilsen … yönden zedelenmesine meydan vermeyecek kitaplardan oluşmalıdır.
Kitaplar, çocuklara farklı ortamlarda yaşananların; benzer ve farklı yanlarını karşılaştırma, olağan ve olağan dışı yaşamları fark etme ve iç dünyasına dokunarak, estetik duygu verebilen, hayal dünyasını geliştiren, heyecanlandırıp güldüre bilmelidir.
Çocuklara kitap okumaları önerilirken onları zorlamadan (otoriter, baskıcı, tek boyutlu) uzak, özgür düşünmesini sağlayacak, objektif değerlendirmeler yapabilecek, yeni fikirler üreten ve ürettiği fikirleri gerçekleştirebilen, demokrat bireyler olarak yetişmesine yardımcı olan kitaplar salık vermeliyiz.